YAS

“Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.” (Yuhanna 14:27)

Boşluk… Kızgınlık… Yalnızlık… Size yakın birini kaybettiyseniz bu duygular size yabancı değildir. Kederin yüreğinize oturup artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı duygusunu vermesi eminim tanıdıktır. Aslında evet, bu doğrudur. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zaman sizden tüm acılarınızı almayacaktır. Alışık olduğunuz düzen bir daha geri gelmeyecektir. Bir kayıp yaşadığınızda yaşamınız tamamıyla değişmiş demektir. Ancak bu durum umudu da yitirdiğiniz ve kaybettiğiniz anlamına gelmez.

Belki koşullar hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır, ancak sonuçta bir şekilde “yeni düzeninize” kavuşacak, kendinize yeni bir rutin oluşturacak ve yeni bir düşünme biçimi edineceksiniz. Şu anda bu imkânsız görünüyor olabilir, ancak Tanrı bizi çabuk toparlanan varlıklar olarak yaratmıştır. Bizi yaratırken bu dünyanın sürekli değişen dengelerine, değişikliklere ayak uydurabilmemiz için esnek olma kabiliyeti vermiştir. Tanrı sizi tanır, yüreğinizi bilir. Ona yaslanın, Huzur Tanrısı’na, öyle ki kaybınızın içinden size yeni bir yaşama doğru rehberlik etsin.

İsa Yasa Yabancı Değil 

İnsanlar özellikle tüm umutlarını yitirdikleri zaman neden İsa’ya doğru çekilirler? Neden acılarını anlayacağını varsayarlar?  Neden onların yasları için kederleneceğini, neden onları anlayacağını düşünürler?  Yanıtı basittir:  İsa Mesih kedere yabancı değildir.  O ele verilmiş ve ihanete uğramış, küçümsenmiş ve dövülmüş, tenkit edilmiş ve çarmıha gerilmiştir. Ne var ki, Kutsal Kitap şöyle der,

“Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi; davasını, adaletle yargılayan Tanrı’ya bıraktı.” (1. Petrus 2:23)

Hakarete uğrayan birini gördüğünüzde, birine iftira atıldığını duyduğunuzda,  acı çeken birini izlediğinizde, İsa’nın bu kişinin kederini yalnız anlamakla kalmadığını, aynı zamanda hissettiğini de bilirsiniz. İsa dünyada yaşadığında, kendisini izleyenler İsa’ya yöneltilen hakaretleri gördüler. O’nun hakkında söylenen iftiraları duydular. Çekmek zorunda bırakıldığı haksız acıya tanık oldular. Bu nedenle, hem onların kederlerini anlayacak, hem de yaslarına önem verecek biri olduğunu biliyorlardı.

Şayet, siz de bugün “Kimse acımla ilgilenmiyor,” diye hissediyorsanız— bilin ki bu bir yalandır, çünkü:
İsa ilgileniyor!

Şayet, “Kimse üzüntümle ilgilenmiyor,” diye düşünüyorsanız— bilin ki, bu bir yalandır, çünkü:
İsa ilgileniyor!

Şayet, “Kimse yasımla ilgilenmiyor,” diye düşünüyorsanız— bilin ki, bu bir yalandır, çünkü:
İsa ilgileniyor!

 “Çünkü başkahinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir. Onun için Tanrı’nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki, yardım gereksinimdiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.”
(İbraniler 4:15–16)

 

Yazımızın devamında, bu süreçten geçerken size yardımcı olmasını dilediğimiz bazı önerilerimiz var. Aynı zamanda şu anda acı çeken bir arkadaşınıza destek olmak için de bu temel prensiplerden faydalanabilirsiniz. Öncelikle sağlıklı yas tutmak ne demek ona bakalım.

Sağlıklı Biçimde Yas Tutmak Ne Demek?

Bizim için değerli, anlamlı birini veya bir şeyi kaybettiğimizde sanki hiç bitip tükenmeyecek gibi hissettiren yas dönemine gireriz. Bu zorlu sürece ve “asla son bulmayacakmış gibi hissettiren acıya” bir son vermek için birçok insan yasın üstesinden gelmek için adım adım ilerleyen bir süreçten geçmelidir ki keder yerine şifa gelebilsin.

 

Sağlıklı yas tutabilmek için
– Geçmişin her zaman geçmişte kalacağını
– Bugünde yaşamın denge ve istikrar sağladığını
– Geleceğin umut vaat ettiğini kabul etmemiz gerekir.

RAB gönlü kırıklara yakındır, Ruhu ezikleri kurtarır”. Mezmur  34: 18-17

 

Bazı Şeyleri Bırakmamız gerek

  • Geçmişe dönüp bakın ve kayıp olanla paylaştığınız geçmiş üzerinde düşünün. Mümkünse aklınıza gelenleri birisiyle paylaşın. Geçmişte bu yaşadıklarınızın, hayatınızın artık sizinle olmayan; ama kalıcı bir parçası olduğunu kabul edin.
  • Güvendiğiniz bir kişiyle geçmişle ilgili olarak çözüme kavuşmamış konuları veya duyguları mutlaka (pişmanlık veya küskünlük gibi) paylaşın; hepsinin üzerinden geçtikten sonra artık bu konuları kapatın.
  • Şayet varsa, hala besliyor olduğunuz acılıkları bağışlamayı seçin ve intikam alma isteğini bırakın.
  • Geçmişi geçmişte bırakın, onu şimdiki hayatınızın ve geleceğinizin bir parçası yapmaktan vazgeçin. Geçmişi geçmişe verin, bırakın, geçmiş geçmişte kalsın. Eyüp kitabındaki bu sözler size umut kaynağı olsun ve yüreğinizin tutumunu değişmesine yardım etsin. “Sıkıntılarını unutur, akıp gitmiş sular gibi anarsın onları. Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur. Karanlık sabaha döner.” (Eyüp 11:16-17).

 

Bu süreçten geçerken yardımcı olabilecek bazı duygusal ve ruhsal ilkeler:  

  • Ağlama özgürlüğünüz her zaman vardır!
  • İçinize kapanmayın. Düzenli olarak sosyalleşme konusunda bir planınız olsun.
  • Güvendiğiniz bir dostunuz olsun. (Unutmayın, hiç kimse yoksa – İSA VAR!)
  • Gücendiğiniz kişiyi bağışlayın.
  • Etkin bir dua yaşamınız olsun
  • Sonsuzluk için özlem duyun. (Odak noktanız Tanrı’nın vaatleri olsun)
  • Pozitif, uygulamaya dönük bir bakış açısı geliştirin.
  • Geçmişle ilgili esenlikte olmaya çalışın. (Olanla yüzleşin ve kabul etmeyi seçin)

 

Veda Etme Zamanı

  • Geri dönüp bakın ve artık kayıp olanla geçmişinizin önemi üzerinde düşünün, duygularınızın derinliğini ve genişliğini araştırın ve güvendiğiniz biriyle paylaşın ifade edin (sevgi, takdir edilme, öfke ve suçluluk duyguları).
  • Geçmişinizin üzerinizdeki etkisini kabul edin ve her zaman kimliğinizin bir parçası olacağını kabul edin. Ancak aynı zamanda artık yaşamınıza devam etmeniz ve Tanrı’nın sizi olmanız için dönüştürmek istediği kişi olmanız gerektiğini de unutmayın ve kabul edin.
  • Geçmişte yaşayamayacağınızı ve Tanrı’nın yeni yollarla karşılamayı tasarladığı ihtiyaçlarınız olduğunu bilin. Tanrı’nın size vereceği her şeyi kucaklamaya hazır olun.
  • Geçmişe, acıya ve kaybedilen her şeye veda edin. Söylenmesi gereken ve söylenmemiş duygularınızı ifade edin, örneğin “Hoşça kal” veya “Seni bağışladım” gibi… Daha sonra dikkatinizi şimdiki zamana ve Tanrı’nın sizin için çoktan tasarlamış olduğu geleceğe verin. Yaşamınızı şimdi olduğu ve gelecekte olacağı biçimde kucaklayın. Sürekli olarak bir süreç içinde olduğunuzu fark edin; bu nedenle sürekli olarak değişiyorsunuz. İsa’ya ve şu an hayatınızda yaptıklarına ve yapacaklarına merhaba deyin. Ona yaslanın.

Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın” (Yuhanna 14:27)

 

Tanrı’da Teselli Bulmak
– Avunmak için Tanrı’ya gelin.
-Yüreğinizi acı gerçeğine açın. (2. Korintliler 1:9)
– Geçmişteki günahlarınızı ve suçlarınızı itiraf edin öyle ki temiz bir vicdanınız olsun.  (Süleyman’ın Özdeyişleri 28:13)
– Yas sürecinizde olumlu olan şeyler bulun. (2. Korintliler 7:11)
-Tanrı’nın size gönderdiklerinden teselli bulun. (2. Korintliler 7:6)
-Başkalarını teselli ederek imanınızı güçlendirin. (2. Korintliler 1:4)
-Yaşamınızı yeniden kurma gücü için Mesih’in içinizdeki kuvvetine güvenin.  (Filipililer 4:13)

 “Üzüntü gülmekten iyidir, çünkü yüz mahzun olunca yürek sevinir.” (Vaiz 7:3)

 

Ezber Ayeti

“Acı bana ey Tanrı, acı,  çünkü Sana sığınıyorum;

felaket geçinceye kadar kanatlarının gölgesinde sığınacağım. ”

(Mezmurlar 57:1)

 

Tekrar Tekrar Okuma Ayetleri

Acımı, başıboşluğumu, Pelinotuyla ödü anımsa!  Hâlâ onları düşünmekte ve sıkılmaktayım. Ama şunu anımsadıkça umutlanıyorum: RAB ’bin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; Her sabah tazelenir onlar, Sadakatin büyüktür.  “Benim payıma düşen RAB’dir” diyor canım, “Bu yüzden O’na umut bağlıyorum.” RAB kendisini bekleyenler, O’nu arayan canlar için iyidir. RAB’bin kurtarışını sessizce beklemek iyidir.

(Ağıtlar 3:19–26)

 

 

Soru   & Cevap
“Ailemde çok sarsıcı bir ölüm yaşadım ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Tanıdığım herkes bana her şeyin geçeceğini ve normale döneceğini söylüyor; ama ben hiç böyle hissetmiyorum.”

Ölüm, sevdiğiniz birini sizden alıp götürdüğünde, hayatınız eskisi gibi olmayacaktır. Yeni bir düzen oluşturmanız gerekecektir.  Hayatınızı değiştiren bir kayıp nedeniyle yaşamınız sonsuza dek değiştiğinde,  “eski normaliniz” sonsuza dek ortadan kaybolur. Fakat yeni bir düşünce yapısıyla, yeni bir rutin oluştururken,  “yeni bir normal” oluşturacaksınız ve zaman içinde giderek daha fazla teselli bulacaksınız. Bu süreç içinde şunu unutmayın:

  • Tanrı sizi, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak yeni durumlara uyum sağlayabilecek kadar dirençli yarattı.
  • Yaşamın kendisi size gebe kalındığı andan, ölüm anına kadar hiç bitmeyecek bir değişimden oluşur.
  • Sürekli değişiyoruz ve her yeni değişimle olgunlaşma konusunda fırsatlarla karşılaşıyoruz.

Sizi yaratan Rab’be güvenin ve   “yeni normalinizi” bulurken O’na yaslanın.

“RAB ’be güven bütün yüreğinle, kendi aklına bel bağlama. 

Yaptığın her işte RAB’bi an, O senin yolunu düze çıkarır.

(Süleyman’ın Özdeyişleri 3:5–6)

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s